Seçimi kazanmak seçmene yapılan huzur, refah, zenginlik gibi genel vaatlerle değil, toplumdaki tüm farklı kesimlere özel vaatlerde bulunmakla başlar. Böylece her farklı kesime onları tek tek düşündüğünüzü de hissettirmiş olursunuz.
Mesela;
Öğrenci kardeşlerim;
Biz iktidara gelince, üniversiteye giren her erkek öğrenciye bedava kulak deldirme bizden. Ardından takacağı ilk küpe de hediyemiz olacaktır.
Ayrıca her öğrenci evine ortak kullanım için 1 adet klasik gitar temin edilecektir.
Yeni gelinlerimiz;
Kocanızı darlamaya son, tektaşınız bizden.
Esnaf kardeşim;
Yeni iş kuran her esnafa 1 adet Doblo.
Yazlıkçı kardeşim;
Yazlığında mangal yapan her yazlıkçıya 2 şiş kuşbaşı ciğer desteği.
Harley Davidson'lu kardeşim;
Motoru sen al, deri yelek bizden.
Taksici kardeşim;
Biz iktidardayken kısa mesafe yolcu kavramı bitecek, en kötü yolcu Çekmeköy'den Beylikdüzüne gidecektir. Ayrıca aynı yolcu, yolda bir arkadaşını almak için Esenler'e uğrayacak, bu sırada yolu yanlış tarif edip taksimetreyi iyice kabartacaktır.
Bu örnekler sayısız şekilde çeşitlendirilebilir. Biz vesile olmuş olalım, siyasilerimiz feyz alsınlar.
Sandıkta %100 almanın yolu seçmene hatırlandığını hissettirmekten geçer.
Esnaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Esnaf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Darılganlık ve bilinmeyen muhitler
Kimi zaman fazla bilmediğim bir muhitteki bir binayı arıyorum.
Sora sora Bağdat bulunur misali.
Birkaç kişiye sorduktan sonra aradığım yere yaklaştığımı hissediyorum. Artık sormasam da bulurum aslında.
Ama işim garanti olsun diyorum, bir esnafa daha sorayım.
Sorduğum son esnaf bana alakasız biryeri tarif ederse eğer, durumu hiç bozuntuya vermiyorum. Tarif ettiği yöne doğru biraz yürüyüp, adamın dükkanına döndüğünü görünce yönümü değiştiriyorum. Maksat gönlü olsun.
Çünkü bir esnaf, dükkanının çevresini iyi bildiğini herkese göstermek ister. Söylediği yöne gitmezseniz ayıp olur.
Esnaflar da darılır.
Sora sora Bağdat bulunur misali.
Birkaç kişiye sorduktan sonra aradığım yere yaklaştığımı hissediyorum. Artık sormasam da bulurum aslında.
Ama işim garanti olsun diyorum, bir esnafa daha sorayım.
Sorduğum son esnaf bana alakasız biryeri tarif ederse eğer, durumu hiç bozuntuya vermiyorum. Tarif ettiği yöne doğru biraz yürüyüp, adamın dükkanına döndüğünü görünce yönümü değiştiriyorum. Maksat gönlü olsun.
Çünkü bir esnaf, dükkanının çevresini iyi bildiğini herkese göstermek ister. Söylediği yöne gitmezseniz ayıp olur.
Esnaflar da darılır.
Net olamayan esnaf
Borcumuz konusunda net olamayan esnafı sevmiyorum.
İşini yapıp giderken, "Ver birşeyler abi" diyen su tesisatçısını sevmiyorum.
Su borusunu güzel güzel tamir etmişsin. Giderayak evin sakinini germeye ne gerek var?
Söyle ne kadarsa verelim borcunu.
Bunda utanacak çekinecek birşey yok.
İşini yapıp giderken, "Ver birşeyler abi" diyen su tesisatçısını sevmiyorum.
Su borusunu güzel güzel tamir etmişsin. Giderayak evin sakinini germeye ne gerek var?
Söyle ne kadarsa verelim borcunu.
Bunda utanacak çekinecek birşey yok.
Samimiyet
Bakkala gidiyorsun ya hani. Bir ekmek alıyorsun bir gofret, hadi bir de fanta olsun.Soruyorsun bakkal âbiye... Ne kadar?
Adam çıkarıyo kocaman hesap makinesini, uzun uzun yazıyor...
80+50+150=2 lira 80 kuruş abi...
İşte bu samimiyettir özlediğimiz, dev marketler zincirinde hiçbirzaman bulamayacağımız şey.
Bakkalımızı sevelim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


