Faydalı icat

Japon'un yaptığı ünlü bir robot var, marifeti ne? -Yürüyor, koşuyor, tokalaşıyor.
Bana faydası ne? -Yok
Benim için teknolojinin ulaştığı son nokta, "merdivene dönüşen sandalye"dir.
Gavurun Transformers'ı varsa bizim de merdivene dönüşen sandalyemiz var.
Yoruldun mu? 
Otur dinlen...
Boyun mu yetmedi?
Çık üstüne tak ampülü.

Asimo'dan kullanışlı, Transformers'dan ihtişamlı; Merdivene dönüşen sandalye.

Kitaba benzeyen kalın roman

Bu bizim pop müzik sanatçıları yazın eğlenceli, kışın hüzünlü şarkıları basıp basıp duruyorlar. Kimi zaman hüzünleniyor kimi zaman hopluyor zıplıyorsunuz.
Ama o şarkıların sözlerini hiç oturup düşünüyor musunuz?
Ben düşündüm...
Ve yıllardır bizi bu şekilde uyuşturan Rafet El Roman'a soruyorum...

"Biz neler neler yaşadık beraber" tamam da,
"Kalın bir roman, kitap gibi" ne demek Rafet?

Kodlayaman

Zaman zaman bir durum oluyor, açıyoruz telefonu arıyoruz müşteri hizmetlerini. Karşıdaki kişi konuşma sırasında ismimizi, adresimizi sorarsa ve cevabımızı anlamazsa, söylediklerimizi kodlamamızı istiyor.
İşte benim heycanım burda başlıyor; "Kodlayamıyorum"
Kimi insan var hemen başlıyor Giresun, İzmir, Sivas diye...
Şehir isimleri düşünmem gerekirken, Giyotin, İstavrit, Siyonist gibi şeyler kafamda dönmeye başlıyor, heyecanlanıyorum.

Bidahaki aramama önüme Türkiye haritası açacam.

Bakışlar

Kimini Kadir İnanır bakışı etkiler, kimini Hülya Avşar bakışı...
Beni en çok etkileyen ise, dolmuşta kendine uzatılan 50-100 TL gibi büyük banknotların sahte mi gerçek mi olduğunu bir bakışta anlayan "Ultraviyole Dolmuşçu Bakışı."

Şimdi 200TL algılama özelliğiyle, evinize en yakın dolmuş durağında!

Üşeniyorum, sevmiyorum

Kışları başıma bela olur diye şemsiye, yazları akşam cebime yük olur diye yanıma güneş gözlüğü almıyorum.
İlerde her türlü romatizma, sinüzit, göz kenarları için kırışık önleyici ilaca talibim.

Kendim ettim kendim buldum.

Ödül sahipleri açıklandı...

"2010 Yılı, Dünyanın En Önemli Şeyleri" ödülleri sahiplerini buldu.
Bu seneki ödülü Bihter, Behlül ve Messi paylaştı. Ödül töreninde duygusal bir konuşma yapan Messi, bu ödülü Behlül ve Mehlül'le paylaşmaktan gurur duyduğunu söyledi.

Tören alanını birlikte terkeden üçlü, gittikleri bir eğlence mekanında sabaha kadar işkembe çorbası içip kokoreç yedi.

İçten üzüntüler

Okul dergisine şiir yazıp verirsin, yolda seninle röportaj yaparlar gazeteye basarlar. Ama o yazıların altına senin adını yazan adam işini hiçbir zaman düzgün yapamayan adamdır.
Heyecanla alırsın gazeteyi dergiyi, açarsın sayfayı telaşla. Bir bakarsın ya soyadın yanlış, ya Ahmet yerine Mehmet yazmışlar. Yaşadığın hayal kırıklığıyla kalırsın. Eşe dosta atacağın havadan da olursun.

İşte üzüntü budur.

Engellenemez

Otobüse biniyorsun, durağa yaklaşırken yerinden kalkıyorsun, gidim de butona basayım diye usulca...
Sonra farkediyorsun ki biri zaten butona basmış bile, ışık yanıyor...
Ama için rahat etmiyor, o garip his seni sıkıştırıp duruyor, git bir de sen bas, hadi bas da rahatla diye...
Eğer gidip o butona bir kez de sen basıyorsan, bil ki sen de bizden birisin...

Zaten Basılmış Olan Otobüs Butonuna Gene de Basanlar Topluluğu'nun yükselişi engellenemez.

Olur böyle şeyler

İtiraf edelim, hepimizin geçmişte teknolojik cahillikleri oldu. O yüzden teyzelerimize, annelerimize bilgisayar başında artizlik yapmayalım.
Sene 2000'in başları. Daha internet yeni gelmiş memlekete, hatırlarım koca şehirde 1 tane internet kafe vardı. Sonra insanlar evlerine bilgisayar, internet falan almaya başladı. Ben de birgün gazetede bilgisayar ilanlarına bakıyorum. Bilgisayarın özellikleri arasında "Ethernet Kartı" diye birşey gördüm.
Bundan sonraki büyük bir zaman dilimini bilgisayar almaya hevesli arkadaşlarıma; "Hani internet vardı ya, şimdi de ethernet diye bişe çıkmış..." diyerek hava atmakla geçirdim.

Haddimizi bilelim.

Yanlış hevesler

Bir film izliyorsunuz, sahnedeki adam ölüyor, kalp krizinden mi, cinayetten mi orası farketmez.
Filmin en heyecanlı yeri de olsa umrunuzda değil. Filmi bırakıp, dikkat kesiliyor ve ölen adamın karnına, göğsüne bakıyorsunuz, nefes alıyor mu diye.
Almadığını gördüğünüzde de şöyle düşünüyorsunuz; Hmm, demek ki nefesini tutmuş.
Tabi ki nefesini tuttu, oyuncu o.

Heyecan yok, filme devam.

Çeşitli promosyonlar

Normal bir insanın, cep telefonundan ayda 500 mesajdan fazla atmayacağını bilen bu operatörler, çıkıp pişkin pişkin, al sana ayda 10bin al sana 15bin mesaj hediye diyor ya... Çıldırıyorum.
Neyse ki bunlara haddini bildirmek amacıyla sürdürdüğüm çalışmalar sonuç vermeye başladı. Geçtiğimiz aylarda haber olan, dünyanın en çok SMS atan kızıyla bağlantıya geçtim(Ayda yaklaşık 8bin SMS). Kızımızı bir süre ülkemizde misafir edecem. Bu sırada da kendisini klonlayıp etrafa salmayı düşünüyorum. Haydi ondan sonra ver bakim ayda 10bin sms.

Uzaydaki uydundan ateş çıkaracaz senin.

Çocuklumisafirfobik

Karanlık fobim yok, yüksekten fazla korkmam, kapalı alanlarda da kalabilirim hiç sorun değil. Ama eve küçük çocuğu olan misafirin geleceğini duyduğum an kaçacak yer ararım.
Kapının çalması, ailenin içeri girmesiyle o çocuğun sesinin duyulması, odana kapanmışken kapının önünden geçen minik silüet ve her an içeriye girme ihtimali...

İşte budur fobilerin en büyüğü.

Sahte gülüşler

Sevgili Kentaki Amca;
öncelikle o yüzündeki sahte gülümsemeyi sil, alırım aklını.
O pozu verdikten sonra kin dolu bir yüz ifadesi takınıp, "şimdi biraz da tavuk DNA'sıyla oynayayım" diyerek çiftliğe gittiğini hepimiz biliyoruz.
Zavallı tavuklar adına seni boykot ediyorum. Benim gibi 3 kişi seni boykot etse yılda nerden baksan 20-30 TL zarardasın.

Adam gibi sağlıklı tavuk satmazsan bayramda torununa vereceğin harçlıktan olursun böyle işte.

Seyir zevki

Kimi Lost izler kimi Prison Break.
Ben ise kötü kanallarda gece yarısı verilen 15 dakkalık ürün reklamlarını izliyorum. İzlediğim başka hiçbir şeyden de bu kadar zevk almıyorum. Ab Shaper reklamlarıyla büyüdük biz. Lazer bıçak seti reklamı favorilerimden biridir. Çok sürükleyici ve müthiş sahneler var. Özellikle ekmek bıçağının demir telleri kestiği sahne muhteşem. Bir günde 10 kilo vermiş etkisi yaratan korse reklamları ise görsel açıdan beni pek sarmıyor.
Şimdilerde ise zamane gençleri bu önemli yapıtları yüzüstü bırakmış durumda. Varsa yoksa Lost.

Özümüze dönelim

Amman ha

"Bi daha mı gelecez dünyaya" şeklinde çok tehlikeli bir söz öbeği var. İnsana yapmayacağı şeyleri yaptırıyor.
Bir bakmışsınız olmayacak şeylere acaip paralar harcıyorsunuz, bir bakmışsınız olmayacak zamanda olmayacak yerdesiniz. Hepsinin altında "Bi daha mı gelecez dünyaya" yatıyor.

Amman diyim, gaza gelmeyelim.

Teknoloji ve anneler

Teknolojik gelişmelerin sökmediği tek varlık var şu dünyada; Anneler.
En yeni ekran kartlarını, işlemcileri aylarca beklediniz, yalvar yakar aldırdınız, evinizde son model bilgisayar var.
Derslerini aksatırsan, o bilgisayar anında toplanıp kutusuna konur, evdeki en yüksek rafa kaldırılır. Sen notları düzeltene kadar teknoloji bambaşka bir boyut almıştır bile.

Teknolojiye yetişmek istiyorsan, anne sözü dinle.

İstiyoruz

Şu kadın milleti çok fena. Bin yıllık çilek meyvesini nasıl da himayeleri altına aldılar. Şöyle rahat rahat çilek yiyemiyoruz.
"Güzel kızlar çilek yer, seksi kadınlar çilek yer."
Böyle bir algı yaratıldı toplumda. Sadece biz değil, çirkin kızlar da rahatsız bu durumdan.
Erkek adam istediği yerde çıkıp elma armut yer, ama çilek yerse mahallede adı çıkar.
Bir tane makyaj ürünleri kataloğunda da kırmızı ruj sürmüş kadının ağzında çilek yerine karpuz görelim artık.

Erkekler ve çirkin kızlar adına; Çileğimizi geri istiyoruz.

İpeksi dokunuş

Neutrogena diye bir krem var. Reklamında ne diyor; Norveçli balıkçıların tercih ettiği el kremi...
Merak ediyorum;
1-Adam hayatını balıkçılığa vermiş, sabahın 5'inde kalkıyor okyanusun ortasına gidiyor, balina yakalıyor, kesiyor, doğruyor. Bu adam gece limana dönünce açıp el kremi sürer mi? Delikanlıya yakışır mı?
Öyle balıkçıya hamsiler güler.
2-Ev hanımıyım ben, bulaşıktan az biraz elim kuruyor okadar, Norveçli balıkçıya benzer halim mi var?
Ayıp ediyorsun.

Strateji yanlış.

Fala inanma, falsız kal

Aranızda falcıya inanan insanlar var. Ayrıca falcılarına çok güveniyorlar, fanatikler. Onlara sözüm yok.
Bir de falcıya gidip, falcının söylediklerine inanmakla inanmamak arasında tereddüte düşenler var. İşte sözüm onlara;
kendinizi çaresiz hissedip falcının sözlerine inanacak gibi olduğunuzda aklınıza getirmeniz gereken tek şey var;

Falcılar da kabız olur.

Mehmet Pırasa

M.P diye bir ayakkabı markası var. Yalan yok, dandik marka. Ama en azından kendiyle barışık. Kötü bir marka olduğu için hep çirkin reklamlar yapıyor. Bir tane göze hoş gelen reklamını görmedim daha.
Kendiyle barışıklığı ve tüketiciyi aldatmak için aslında çok iyi bir markaymışcasına göze hoş gelen reklamlar yapmadığı için kendisine teşekkür ediyoruz.

Sağol M.P

Görev adamı

Sofraların nuru mısır. Sen tam bir görev adamısın, seninle gurur duyuyorum.
Salataya renk lazım; Mısır
Sinemaya heyecan lazım; Patlamış mısır
Tencere boş kalmasın; Haşlanmış mısır
Haşlanmış mısır sevmiyorum; Közde mısır
Sofraya un lazım; Mısır unu
Biraz da nişasta lazım; Mısır nişastası
Evde ayçiçek yağı kalmadı; Mısırözü yağı
Kahvaltıda ne yiyeyim; Mısır gevreği

Mısır; ailenizden biri...

Muhit isimleri ve AB

İstanbul'a yeni gelmiş olsam, hiçbiryeri bilmesem, önüme tüm muhit isimlerinin olduğu bir liste koysalar, hiç tereddüt etmem, İdealtepe'yi seçerim.
Artık AB'ye girmek istiyorsak Kadıköy, Mecidiyeköy, Ortaköy gibi çeşitli muhitlerimizdeki "köy" ekini kaldırıp onlara da İdealtepe gibi 21. yüzyıla yakışır isimler vermeliyiz.

Mecidiyecity, Kadışov vs...

Önemli not: Başıbüyük semtinin isminin olduğu gibi kalması bize AB'ye girmede büyük avantaj sağlayacaktır.

Pompalı dehşeti

Gazeteyi açıyorum, 3. sayfa haberlerine bakıyorum... Cinayetler işlenmiş. Tabancayla işlenmişse herşey normal, ama pompalı tüfekle işlenmişse işte gerçek cinayet o...
Ver başlığı;

POMPALI DEHŞETİ!!!!

Çeşitli espriler

Sevgili futbol basını;
gündemdeki maçlarda oluşan olaylarla ilgili esprili başlıklarınızdan biz bıktık, siz bıkmadınız.
Onur adında bir futbolcu gol mü attı?
"Onur'uyla kazandı..." 
Bursaspor mu yenildi?
"Timsah'ın gözyaşları..."
Şeref'in attığı golle beraberlik mi geldi?
"Şeref'ini kurtardı..."

Yeter gayri, biraz yaratıcılık...

Mide

Mutfakta peçete bittiğinde onun yerine tuvalet kağıdı kullanmak var ya. Hiç bana göre değil.
Çünkü yemek masasında ağzını tuvalet kağıdına silmek, klozete oturup hamburger yemek gibi birşey.

İşte bu yüzden evlerimizden peçeteyi eksik etmeyelim...

Futbol ve biz

Bugün yakınlarımdaki iki gencin arasında koyu bir futbol muhabbeti geçiyordu. Sohbetin bir noktasında gençlerden birinin diğerine dönüp; "Bursaspor futbolcusuyla, taraftarıyla bir bütün" dediğini duyunca, bu memleketteki herkesin gerçekten de bir futbol adamı olduğunu anladım.
Gerçekten de hepimiz birer futbol adamıyız.

Bursaspor fena gidiyo bu arada...

Ona bir isim ver...

Bu yaşıma geldim, yıllardır salatalık yerim, ama salatalığın aslında kendine ait bir isminin olmadığının daha yeni farkına varabildim.
Salatalık: Salataya konulan obje.
Asıl ismi hıyar tabi ama o ismi kendisinin de kullanmak istemediğinden eminim. Sonuçta onun da kendine ait bir karizması var.
Bu varlığın bir kimlik bunalımında olduğundan şüphelenmeye başladım.

Gelin sofralarımızı şenlendiren bu yeşil objeye artık gerçek bir isim verelim...

Sepet

Bu sepet lafı iyi tuttu internette. Sürekli bir yenisi çıkıyor, hepsi de tutuyor.
Yemeksepeti, çiçeksepeti, içkisepeti, tatilsepeti...
En iyisi bir tane de ben düşüneyim. Bir fırsatı daha kaçıramam.
Kesin kimsenin aklına gelmeyen iyi birtane kalmıştır.

Ekmeksepeti.com, Sepetsepeti.com, Ahmetsepeti.com...

Aslında

Televizyonda, gazetede, dergide bir üniversite konusu geçmeyegörsün. Koyuyorlar ortaya bir görüntü, çimlere uzanmış birsürü genç.
Halbuki üniversite dediğin 1.5 TL'ye öğle yemeğidir, 100 kişilik sıranın sonundaki aç adamın dramıdır...

Yemekhane görüntüsü koy, tabldot koy...

Yaratıcı düşünce

Teknosa, MediaMarkt gibi büyük teknoloji mağazalarına girip, etrafta gördüğümüz her açık laptopun şifre kısmına içinde bulunduğumuz mağazanın adını yazma işini bıraktığımız zaman, millet olarak teknoloji alanında bazı şeyleri aşmış olacağımıza inanıyorum.

Mediamarkt, media markt, medyamarkt...

Çöküş

Hayatta en sevdiğim çöküş; "yenilen futbolcu çöküşü".
Tablasının başında dinlenen seyyar satıcı çöküşü kadar sıcak, dükkanın kapısında müşteri bekleyen esnaf çöküşü kadar içten.
Milyon dolarlık futbolcuyu halkla buluşturan hareket;


Yenilen futbolcu çöküşü...

Gerçek...

Arkeologlar, Mısır'ın gizemleriyle ilgilenenler, hatta uzaylı avcıları...
Evrenin, dünyanın, varoluşun gizemli perdesini aralamak için kalkıp piramitlere, mağaralara, marsa gitmenize gerek yok.
Biraz da halılarınızın üzerindeki şekillere kafa yorarsanız, gerçeğin sandığınızdan daha yakında olabileceğini görürsünüz.

Merinostur halısı...♫♪♫♪

Yüzde duran siyah insan beni

Şu "siyah insan beni" öyle bir organ ki;
Çirkin insanın yüzüne konunca onu daha bir çirkin, güzele konunca onu Sivaslı Cindy yapıyor.

"Siyah insan beni" sen nelere kadirsin.

Yanlış numara

Hani ev telefonundan birini ararsın ya. Biri çıkar karşına, yanlış numara der, kapatır.
Orda kendine sormaya başlarsın, acaba ben mi yanlış çevirdim yoksa numara mı değişti diye.
10-15 saniyelik düşünme sürecinden sonra "numara niye değişsin canım, yanlış çevirdim herhalde" şeklinde bir düşüncede karar kılar ve buna %100 inanırsın.
Dur! Hemen karar verme. Yanlış çevirmedin. Uyarılarıma kulak ver.

Aksi halde 15 saniye önce aradığın kişiyi tekrar arayacak ve aynı sesi karşında duyunca gerim gerim gerileceksin.

Samimiyet

Bakkala gidiyorsun ya hani. Bir ekmek alıyorsun bir gofret, hadi bir de fanta olsun.
Soruyorsun bakkal âbiye... Ne kadar?
Adam çıkarıyo kocaman hesap makinesini, uzun uzun yazıyor...
80+50+150=2 lira 80 kuruş abi...
İşte bu samimiyettir özlediğimiz, dev marketler zincirinde hiçbirzaman bulamayacağımız şey.

Bakkalımızı sevelim.

Uyarıyorum

Önümüzdeki ÖSS'nin birincisi olacak çocuk...
Seni şimdiden uyarıyorum.
Şu sıralar gece gündüz demeden test çözdüğünü biliyorum.
Gözlerin muhtemelen kan çanağına döndü bile. Sivilceler de cabası.
Ama yarın birinci olduktan sonra televizyona çıkıp da "Çok değil, düzenli çalıştım" dersen seninle döğüşürüz.

Hem de fena döğüşürüz.

Duran Duran ve Duran


İlkokulda en yakın arkadaşımın adı Duran'dı.
8-10 yaşındayım TV'yi açtım, bir klip izledim, sonunda Duran Duran yazdı. Tabi öbürgün heycanla bunu bizim Duran'a yetiştirdim; dedim Duran Duran diye bir grup varmış.
O kadar da şaşırmadı sanki.
Ama olsun. Ben içten içe Duran Duran'a karşı hep garip bir sevgi duydum.

Olsun.

Bıktık

Sevgili Mac sahibi arkadaşlar, sizden bıktık.
Azcık mütevazı olmayı bilin. Konusu her açıldığında araya girip de klasik; "Yaa Mac süper, hiç takılmıyor pc gibi..." vıdıvıdısı yapmayın.
Vallahi bıktık. Mac'i alan değişiyor bir triplere giriyor.

Önce insanlık...

Pazarlama stratejisi

Kendimi bildim bileli kepek şampuanı kullanıyorum. Kafamdan kepek eksik olmadı çok şükür.
Sonunda bugün kafama dank etti ve kepek şampuanının gerçekten de "kepek" şampuanı olduğunu farkettim.

Geç olmadan döneyim.

Süpürmeli spor


Eğer gerekli imkanlar sağlanırsa bizim insanlarımızın da bu acaip sporda çok başarılı olacağına inanıyorum. Adını bilmediğim bu sporun bir federasyonunun kurulması için her türlü desteğe varım. Vileda, Camsil gibi markalara da buradan sesleniyorum, sponsorluk desteğinizi bu spordan esirgemeyin.

Teşekkürler.

Hayvan sevgisi


Benim bildiğim, kedi köpek gibi hayvanlar sevimli olur. Alırsın, seversin, beslersin.
Peki o kadar çeşit hayvan varken şu meymenetsizi alıp niye evine koyarsın?
Köpekten çok İlyas Salman'a benziyor.
Sen İlyas Salman'ı evine alır mısın? Almazsın tabi.

Hayvan sevgisi bu olsa gerek.

Kafa


Dün bir arkadaşla aynı anda aynı hareketi yapınca kafaları tokuşturduk.
Sonra farkettim ki, yıllardır kimseyle kafa tokuşturmamışım. Hani o an çıkan o "KÜT" sesi var ya. Nasıl da özlemişim o sesi.
Eskiden birsürü çoluk çocuk hep bir aradaydık, sabahtan akşama türlü oyunlar oynardık. İtişmeler kakışmalar derken ortamlarda tokuşan kafalar eksik olmazdı tabi.
Ama artık hiç yok.
Dün o sesi duyunca yaşlandığımı farkettim.

Bizden geçti...

Bahtsızlık

Akrabası dersine giren ilkokul çocuğunu bilir misiniz?
Her yazılıda bir yandan sorunun cevabını bir yandan da buraya yazdıklarımı acaba anneme söyler mi diye düşünürken başarısız olmaz mı o çocuk?

Vallahi yazık günah.

Duygusal çöküntü


Evinizdeki televizyonu açıyosunuz, alıyorsunuz kumandayı; Kanal D 5'te, Star 7'de, Atv 4'te. Yıllardır alışmışsınız tabi, hepsi ezberinizde. Sonra gidiyorsunuz arkadaşın evine, el alışkanlığı, 5'e bir basıyosunuz, çıkıyo ordan Show Tv. Üzülüyorsunuz tabi.
Yaşadığınız üzüntüyü anlıyor, acınızı derinden paylaşıyorum.

Hayat zor.

Android teyze

Şu hanım teyzeyi gerçek hayatta gören var mı allaşkına.
Çünkü artık onun çeşitli televizyon kanalları tarafından dizayn edilmiş bir robot olduğunu düşünmeye başladım. Oyuncu robot.
Bir dizide yaşlıca hanım oyuncu eksiği mi var? Çıkarın dolaptan teyzeyi oynasın. Dizi bitsin rafa kaldır, seneye çıkar başka diziye koy gene oynasın.
Böyle birşey var bu hanımda.

Kesin var.

Google ana


Allah razı olsun Google, anamızsın, babamızsın.
Artık hiçbirimizin ebeveyne ihtiyacı kalmadı.
Sayende artık insanlara 476.000 farklı şekilde selam verebiliyorum.
İnsani ilişkilerim gelişti, sosyalleştim.

Sen neymişin.

Gurur kaynağımız

Plaka bilen adam kadar kendiyle gurur duyan adam tanımıyorum. Az bilinen plakalı otomobili gördüğü an yapıştırıyor; 29... Gümüşhane.
Sonra yüzüne bir gülümseme, içine bir rahatlama geliyor.
Kendini kanıtlamanın verdiği güçle, emin adımlarla, arkasına bakmadan yoluna devam ediyor.

O bir kahraman.

İngiliz bilimadamları açıkladı

Sevgili İngiliz Bilimadamları,
durup durup birşeyler açıklıyorsunuz. Ortaya bir laf atıyorsunuz, 2 sene sonra tekrar açıklama yapıp; "aslında o doğru değilmiş" diyorsunuz.
Norveç'te, İspanya'da bilimadamı yok mu?
Bir siz mi varsınız araştırma yapan?
Adam gibi araştırmadan açıklamasanıza!
Ne heyecanlı adamlarsınız. Millet ne yiyip içeceğini şaşırdı sizin yüzünüzden.

Terbiyesizler.

İnsan

İnsanın içgüdüsel, doğuştan gelen özelliklerinden bir yenisinin farkına vardım bugün.
İnsanoğlu yanında gazete okuyan kişinin gazetesine bakma dürtüsüyle doğmuştur. Bunu hiçbir zaman bastıramaz.
Bu dürtü, dişinin yanındaki kişinin magazin sayfasını karıştırması, erkeğin yanındaki kişinin spor sayfasını karıştırması gibi durumlarda zirveye çıkar.

İyigünler.

Özveri


Gecenin 3'ü sabahın 5'i demeden sıcacık yataklarından kalkıp havaalanına futbolcu karşılamaya giden abilerimiz var.
Kendileriyle gurur duyuyor ve gösterdikleri özveriden dolayı onları kutluyorum.
Sizden kral adam tanımam.

Helal olsun abiler.