Türk dizileri ve sıralı otogaz sistemleri arasındaki ilişkiyi anlamaya çalışıyorum, anlayamıyorum.
Hangi diziyi görsem reklama girerken "bilmemne sıralı otogaz sistemlerinin sunduğu..." diye başlıyor lafa.
İlk sorum şu; Sıralı otogaz sistemi nedir, sıralı olmasa ne olur?
İkincisi ise; bu dizileri izleyenlerin büyük çoğunluğunun yurdumuzun hanım teyzeleri olduğunu biliyoruz.
Acaba dizi bittikten sonra, "oh be, yarın gideyim de arabama bir sıralı otogaz sistemi taktırayım" diyen teyze var mıdır?
Yanlış yoldasın Atiker.
Zincirleme isim tamlaması
"Arı Mama" diye bir marka var. Kendimi bildim ne tipi değişti, ne de şirket gelişti. Sizce neden?
Tabii ki gelişimi imkansız kılan ambalajı yüzünden.
Benim bildiğim, bir ürünü çekici kılmak istiyorsan önce ambalajını güzel yaparsın, müşterinin gözüne hoş gelecek öğelerle süslersin vesaire.
Mesela bebek maması satıyorken, mama paketinin üstüne annelerin bebeklerine zorla mama yedirirken yaptığı "kaşığı dik tutarak ağza tıkma hareketine maruz kalmış mutsuz bebek suratı" koyarsan o şirket gelişmez, yerinde sayar.
Değiş artık Arı Mama değiş.
Tabii ki gelişimi imkansız kılan ambalajı yüzünden.
Benim bildiğim, bir ürünü çekici kılmak istiyorsan önce ambalajını güzel yaparsın, müşterinin gözüne hoş gelecek öğelerle süslersin vesaire.
Mesela bebek maması satıyorken, mama paketinin üstüne annelerin bebeklerine zorla mama yedirirken yaptığı "kaşığı dik tutarak ağza tıkma hareketine maruz kalmış mutsuz bebek suratı" koyarsan o şirket gelişmez, yerinde sayar.
Değiş artık Arı Mama değiş.
Net olamayan esnaf
Borcumuz konusunda net olamayan esnafı sevmiyorum.
İşini yapıp giderken, "Ver birşeyler abi" diyen su tesisatçısını sevmiyorum.
Su borusunu güzel güzel tamir etmişsin. Giderayak evin sakinini germeye ne gerek var?
Söyle ne kadarsa verelim borcunu.
Bunda utanacak çekinecek birşey yok.
İşini yapıp giderken, "Ver birşeyler abi" diyen su tesisatçısını sevmiyorum.
Su borusunu güzel güzel tamir etmişsin. Giderayak evin sakinini germeye ne gerek var?
Söyle ne kadarsa verelim borcunu.
Bunda utanacak çekinecek birşey yok.
Normal insan
Çevrenizde çok samimi olmadığınız insanlar olduğu sırada, kafanızı pencereye, bacağınızı sehpanın köşesine vuruyorsunuz.
Yaşadığınız acıya rağmen durumu hiç bozuntuya vermiyorsunuz değil mi?
Eğer öyleyse, siz de bizim gibi normal bir insansınız.
Normal insan milletin içinde kendini rezil edercesine "Of, anam of gitti bacağım, şişti kafam" diye bağırmaz.
Gider çaktırmadan köşede biyerde, gözlerden uzak acısını yaşar gelir.
Normal insan hep böyle yapar.
Yaşadığınız acıya rağmen durumu hiç bozuntuya vermiyorsunuz değil mi?
Eğer öyleyse, siz de bizim gibi normal bir insansınız.
Normal insan milletin içinde kendini rezil edercesine "Of, anam of gitti bacağım, şişti kafam" diye bağırmaz.
Gider çaktırmadan köşede biyerde, gözlerden uzak acısını yaşar gelir.
Normal insan hep böyle yapar.
A'nın laneti
İsmi A ile başlayan iyi bilir...
Bizi en iyi Abdullah'lar, Ayşe'ler, Ahmet'ler anlar...
Bir Hüseyin, cep telefonunu tuş kilidine almamış biri tarafından aranmanın nasıl bir duygu olduğunu hiçbir zaman bilemez...
Bir Süleyman, çalan telefonunu açıp heyecanla "Alo" dediğinde, karşıdan gelen cep hışırtısı, yürüme tepinmesi sesinin yarattığı ruhsal çöküntüyü anlayamaz.
Ali'ler, Aslı'lar, Aykut'lar için, telefonunuzu tuş kilidine alın.
Bizi en iyi Abdullah'lar, Ayşe'ler, Ahmet'ler anlar...
Bir Hüseyin, cep telefonunu tuş kilidine almamış biri tarafından aranmanın nasıl bir duygu olduğunu hiçbir zaman bilemez...
Bir Süleyman, çalan telefonunu açıp heyecanla "Alo" dediğinde, karşıdan gelen cep hışırtısı, yürüme tepinmesi sesinin yarattığı ruhsal çöküntüyü anlayamaz.
Ali'ler, Aslı'lar, Aykut'lar için, telefonunuzu tuş kilidine alın.
Robot insanlar
Küçükken erkek çocuklarının kurduğu çeşitli kahramanlık hayalleri vardır.
"Bir robot olaydım, uçaydım, çok hızlı koşaydım kaçaydım..." gibisinden.
Sonra zamanla bu çocuklar büyür tabi, okulu bitirir iş sahibi olur vs.
Ama eninde sonunda o içerde kalan kahramanlık hayalleri dışa vurulmak zorundadır.
Nasıl mı?
Tabi ki Blutut kulaklıkla.
Aman diyim! Sokakta yanından dik duruşlu, sert adımlarla yürüyen bir adam mı geçti?
Kulağında blutut kulaklık.
Kafede karşındaki masada oturan takım elbiseli, güneş gözlüklü abi kendinden emin bakışlarla etrafı mı süzüyor?
Kulağında blutut kulaklık.
Robot olamamış adama robot güveni veren alet; Blutut kulaklık
"Bir robot olaydım, uçaydım, çok hızlı koşaydım kaçaydım..." gibisinden.
Sonra zamanla bu çocuklar büyür tabi, okulu bitirir iş sahibi olur vs.
Ama eninde sonunda o içerde kalan kahramanlık hayalleri dışa vurulmak zorundadır.
Nasıl mı?
Tabi ki Blutut kulaklıkla.
Aman diyim! Sokakta yanından dik duruşlu, sert adımlarla yürüyen bir adam mı geçti?
Kulağında blutut kulaklık.
Kafede karşındaki masada oturan takım elbiseli, güneş gözlüklü abi kendinden emin bakışlarla etrafı mı süzüyor?
Kulağında blutut kulaklık.
Robot olamamış adama robot güveni veren alet; Blutut kulaklık
Sıkıntı
Bir akşam dışarı çıkıyorsunuz, arkadaşlarla buluşuyorsunuz, ortamda çok samimi olmadığınız bir adamın arabası var. Gecenin sonunda diyor ki; atlayın bırakayım sizi evlere. Hoşunuza gidiyor tabi beleş yolculuk; Ama maalesef şu an tehlikenin farkında değilsiniz!
Arabanın sahibiyle samimi olan kişi önde oturuyor, siz arkada. Talihsizliğe bakın ki en uzaktaki ev sizin eviniz, o yüzden önce öndeki iniyor, siz kalıyorsunuz arkada sap gibi. İncelik olsun diye "aman öne geçseydim..." falan diyorsunuz ama artık çok geç.
Arkada oturacak, adama ayıp mı olur acaba diye arkanıza bile rahat rahat yaslanamadan, ezim ezim ezilerek evinize gideceksiniz.
Arabanın sahibiyle samimi olan kişi önde oturuyor, siz arkada. Talihsizliğe bakın ki en uzaktaki ev sizin eviniz, o yüzden önce öndeki iniyor, siz kalıyorsunuz arkada sap gibi. İncelik olsun diye "aman öne geçseydim..." falan diyorsunuz ama artık çok geç.
Arkada oturacak, adama ayıp mı olur acaba diye arkanıza bile rahat rahat yaslanamadan, ezim ezim ezilerek evinize gideceksiniz.
Hızlandırılmış kurs
Hızlandırılmış dil kursları var. Güzel birşey, kısa sürede öğret gönder. Helal olsun.
Dil kolay tabi, öğretirsin.
Yiyosa "hızlandırılmış aile ilişkileri kursu" yap. Yapamazsın, öğretemezsin.
Genç bir insana "Elti, Kayın, Bacanak" terimlerini öyle kısa sürede öğretemezsin, pekişmesi lazım. Her öğrenciye bir elti bir bacanak sağlaman lazım ki kafada otursun.
Misal bende bunlar yok, o yüzden elti diyince kafamda hiçbirşey canlanmıyor.
Biri bu işe el atsın, aile sohbetlerinde zorluklar yaşıyoruz.
Dil kolay tabi, öğretirsin.
Yiyosa "hızlandırılmış aile ilişkileri kursu" yap. Yapamazsın, öğretemezsin.
Genç bir insana "Elti, Kayın, Bacanak" terimlerini öyle kısa sürede öğretemezsin, pekişmesi lazım. Her öğrenciye bir elti bir bacanak sağlaman lazım ki kafada otursun.
Misal bende bunlar yok, o yüzden elti diyince kafamda hiçbirşey canlanmıyor.
Biri bu işe el atsın, aile sohbetlerinde zorluklar yaşıyoruz.
Cepçiler
Yıllarca cebimizden bol bol çalan cep telefonu operatörlerine nasıl zarar veririz?
Tabii ki daha az konuşarak.
O yüzden güçlerimizi birleştirmemiz lazım.
Gelin her görüşmenin başındaki "Alo, naber? Nasılsın, iyiyim sen nasılsın" ve sonundaki "Hadi görüşürüz, kendine iyi bak vıdıvıdı" kısımlarını geçelim. Bu konuşmaların formalite icabı yapıldığını artık herkes biliyor. Giriş ve çıkışı attık mı nerden baksan 10 kuruş kârdayız.
Bu kampanyadan çevrenize de bahsedin ki "aman şunu aradım da telefonu açar açmaz konuya girdi bir hal hatır sormadı hayvan" demesinler.
Darılmaca kırılmaca yok.
Tabii ki daha az konuşarak.
O yüzden güçlerimizi birleştirmemiz lazım.
Gelin her görüşmenin başındaki "Alo, naber? Nasılsın, iyiyim sen nasılsın" ve sonundaki "Hadi görüşürüz, kendine iyi bak vıdıvıdı" kısımlarını geçelim. Bu konuşmaların formalite icabı yapıldığını artık herkes biliyor. Giriş ve çıkışı attık mı nerden baksan 10 kuruş kârdayız.
Bu kampanyadan çevrenize de bahsedin ki "aman şunu aradım da telefonu açar açmaz konuya girdi bir hal hatır sormadı hayvan" demesinler.
Darılmaca kırılmaca yok.
Sakız sektörü ve ülkenin gelişmişliği arasındaki orantı
Ey ciklet üreticileri, size sesleniyorum.
Ufacık çocukken bastınız Turbo'yu, verdiniz Patbom'u, Tipitip'i. Verdiniz de noldu?
Bomboş adam oldum.
Hangi spor araba kaç yapar, hangi futbolcu nerde oynar hepsini ezbere biliyorum.
Halbuki aranızdan bir tane akıllı adam çıksaydı da, ansiklopedik bilgiler cikleti, pratik bilgiler cikleti üretseydi.
Zehir gibi nesil olurduk şerefsizim.
Ufacık çocukken bastınız Turbo'yu, verdiniz Patbom'u, Tipitip'i. Verdiniz de noldu?
Bomboş adam oldum.
Hangi spor araba kaç yapar, hangi futbolcu nerde oynar hepsini ezbere biliyorum.
Halbuki aranızdan bir tane akıllı adam çıksaydı da, ansiklopedik bilgiler cikleti, pratik bilgiler cikleti üretseydi.
Zehir gibi nesil olurduk şerefsizim.
Faydalı icat
Japon'un yaptığı ünlü bir robot var, marifeti ne? -Yürüyor, koşuyor, tokalaşıyor.
Bana faydası ne? -Yok
Benim için teknolojinin ulaştığı son nokta, "merdivene dönüşen sandalye"dir.
Gavurun Transformers'ı varsa bizim de merdivene dönüşen sandalyemiz var.
Yoruldun mu?
Otur dinlen...
Boyun mu yetmedi?
Çık üstüne tak ampülü.
Asimo'dan kullanışlı, Transformers'dan ihtişamlı; Merdivene dönüşen sandalye.
Bana faydası ne? -Yok
Benim için teknolojinin ulaştığı son nokta, "merdivene dönüşen sandalye"dir.
Gavurun Transformers'ı varsa bizim de merdivene dönüşen sandalyemiz var.
Yoruldun mu?
Otur dinlen...
Boyun mu yetmedi?
Çık üstüne tak ampülü.
Asimo'dan kullanışlı, Transformers'dan ihtişamlı; Merdivene dönüşen sandalye.
Kitaba benzeyen kalın roman
Bu bizim pop müzik sanatçıları yazın eğlenceli, kışın hüzünlü şarkıları basıp basıp duruyorlar. Kimi zaman hüzünleniyor kimi zaman hopluyor zıplıyorsunuz.
Ama o şarkıların sözlerini hiç oturup düşünüyor musunuz?
Ben düşündüm...
Ve yıllardır bizi bu şekilde uyuşturan Rafet El Roman'a soruyorum...
"Biz neler neler yaşadık beraber" tamam da,
"Kalın bir roman, kitap gibi" ne demek Rafet?
Ama o şarkıların sözlerini hiç oturup düşünüyor musunuz?
Ben düşündüm...
Ve yıllardır bizi bu şekilde uyuşturan Rafet El Roman'a soruyorum...
"Biz neler neler yaşadık beraber" tamam da,
"Kalın bir roman, kitap gibi" ne demek Rafet?
Kodlayaman
Zaman zaman bir durum oluyor, açıyoruz telefonu arıyoruz müşteri hizmetlerini. Karşıdaki kişi konuşma sırasında ismimizi, adresimizi sorarsa ve cevabımızı anlamazsa, söylediklerimizi kodlamamızı istiyor.
İşte benim heycanım burda başlıyor; "Kodlayamıyorum"
Kimi insan var hemen başlıyor Giresun, İzmir, Sivas diye...
Şehir isimleri düşünmem gerekirken, Giyotin, İstavrit, Siyonist gibi şeyler kafamda dönmeye başlıyor, heyecanlanıyorum.
Bidahaki aramama önüme Türkiye haritası açacam.
İşte benim heycanım burda başlıyor; "Kodlayamıyorum"
Kimi insan var hemen başlıyor Giresun, İzmir, Sivas diye...
Şehir isimleri düşünmem gerekirken, Giyotin, İstavrit, Siyonist gibi şeyler kafamda dönmeye başlıyor, heyecanlanıyorum.
Bidahaki aramama önüme Türkiye haritası açacam.
Bakışlar
Kimini Kadir İnanır bakışı etkiler, kimini Hülya Avşar bakışı...
Beni en çok etkileyen ise, dolmuşta kendine uzatılan 50-100 TL gibi büyük banknotların sahte mi gerçek mi olduğunu bir bakışta anlayan "Ultraviyole Dolmuşçu Bakışı."
Şimdi 200TL algılama özelliğiyle, evinize en yakın dolmuş durağında!
Beni en çok etkileyen ise, dolmuşta kendine uzatılan 50-100 TL gibi büyük banknotların sahte mi gerçek mi olduğunu bir bakışta anlayan "Ultraviyole Dolmuşçu Bakışı."
Şimdi 200TL algılama özelliğiyle, evinize en yakın dolmuş durağında!
Üşeniyorum, sevmiyorum
Kışları başıma bela olur diye şemsiye, yazları akşam cebime yük olur diye yanıma güneş gözlüğü almıyorum.
İlerde her türlü romatizma, sinüzit, göz kenarları için kırışık önleyici ilaca talibim.
Kendim ettim kendim buldum.
İlerde her türlü romatizma, sinüzit, göz kenarları için kırışık önleyici ilaca talibim.
Kendim ettim kendim buldum.
Ödül sahipleri açıklandı...
"2010 Yılı, Dünyanın En Önemli Şeyleri" ödülleri sahiplerini buldu.
Bu seneki ödülü Bihter, Behlül ve Messi paylaştı. Ödül töreninde duygusal bir konuşma yapan Messi, bu ödülü Behlül ve Mehlül'le paylaşmaktan gurur duyduğunu söyledi.
Tören alanını birlikte terkeden üçlü, gittikleri bir eğlence mekanında sabaha kadar işkembe çorbası içip kokoreç yedi.
Bu seneki ödülü Bihter, Behlül ve Messi paylaştı. Ödül töreninde duygusal bir konuşma yapan Messi, bu ödülü Behlül ve Mehlül'le paylaşmaktan gurur duyduğunu söyledi.
Tören alanını birlikte terkeden üçlü, gittikleri bir eğlence mekanında sabaha kadar işkembe çorbası içip kokoreç yedi.
İçten üzüntüler
Okul dergisine şiir yazıp verirsin, yolda seninle röportaj yaparlar gazeteye basarlar. Ama o yazıların altına senin adını yazan adam işini hiçbir zaman düzgün yapamayan adamdır.
Heyecanla alırsın gazeteyi dergiyi, açarsın sayfayı telaşla. Bir bakarsın ya soyadın yanlış, ya Ahmet yerine Mehmet yazmışlar. Yaşadığın hayal kırıklığıyla kalırsın. Eşe dosta atacağın havadan da olursun.
İşte üzüntü budur.
Heyecanla alırsın gazeteyi dergiyi, açarsın sayfayı telaşla. Bir bakarsın ya soyadın yanlış, ya Ahmet yerine Mehmet yazmışlar. Yaşadığın hayal kırıklığıyla kalırsın. Eşe dosta atacağın havadan da olursun.
İşte üzüntü budur.
Engellenemez
Otobüse biniyorsun, durağa yaklaşırken yerinden kalkıyorsun, gidim de butona basayım diye usulca...
Sonra farkediyorsun ki biri zaten butona basmış bile, ışık yanıyor...
Ama için rahat etmiyor, o garip his seni sıkıştırıp duruyor, git bir de sen bas, hadi bas da rahatla diye...
Eğer gidip o butona bir kez de sen basıyorsan, bil ki sen de bizden birisin...
Zaten Basılmış Olan Otobüs Butonuna Gene de Basanlar Topluluğu'nun yükselişi engellenemez.
Sonra farkediyorsun ki biri zaten butona basmış bile, ışık yanıyor...
Ama için rahat etmiyor, o garip his seni sıkıştırıp duruyor, git bir de sen bas, hadi bas da rahatla diye...
Eğer gidip o butona bir kez de sen basıyorsan, bil ki sen de bizden birisin...
Zaten Basılmış Olan Otobüs Butonuna Gene de Basanlar Topluluğu'nun yükselişi engellenemez.
Olur böyle şeyler
İtiraf edelim, hepimizin geçmişte teknolojik cahillikleri oldu. O yüzden teyzelerimize, annelerimize bilgisayar başında artizlik yapmayalım.
Sene 2000'in başları. Daha internet yeni gelmiş memlekete, hatırlarım koca şehirde 1 tane internet kafe vardı. Sonra insanlar evlerine bilgisayar, internet falan almaya başladı. Ben de birgün gazetede bilgisayar ilanlarına bakıyorum. Bilgisayarın özellikleri arasında "Ethernet Kartı" diye birşey gördüm.
Bundan sonraki büyük bir zaman dilimini bilgisayar almaya hevesli arkadaşlarıma; "Hani internet vardı ya, şimdi de ethernet diye bişe çıkmış..." diyerek hava atmakla geçirdim.
Haddimizi bilelim.
Sene 2000'in başları. Daha internet yeni gelmiş memlekete, hatırlarım koca şehirde 1 tane internet kafe vardı. Sonra insanlar evlerine bilgisayar, internet falan almaya başladı. Ben de birgün gazetede bilgisayar ilanlarına bakıyorum. Bilgisayarın özellikleri arasında "Ethernet Kartı" diye birşey gördüm.
Bundan sonraki büyük bir zaman dilimini bilgisayar almaya hevesli arkadaşlarıma; "Hani internet vardı ya, şimdi de ethernet diye bişe çıkmış..." diyerek hava atmakla geçirdim.
Haddimizi bilelim.
Yanlış hevesler
Bir film izliyorsunuz, sahnedeki adam ölüyor, kalp krizinden mi, cinayetten mi orası farketmez.
Filmin en heyecanlı yeri de olsa umrunuzda değil. Filmi bırakıp, dikkat kesiliyor ve ölen adamın karnına, göğsüne bakıyorsunuz, nefes alıyor mu diye.
Almadığını gördüğünüzde de şöyle düşünüyorsunuz; Hmm, demek ki nefesini tutmuş.
Tabi ki nefesini tuttu, oyuncu o.
Heyecan yok, filme devam.
Filmin en heyecanlı yeri de olsa umrunuzda değil. Filmi bırakıp, dikkat kesiliyor ve ölen adamın karnına, göğsüne bakıyorsunuz, nefes alıyor mu diye.
Almadığını gördüğünüzde de şöyle düşünüyorsunuz; Hmm, demek ki nefesini tutmuş.
Tabi ki nefesini tuttu, oyuncu o.
Heyecan yok, filme devam.
Çeşitli promosyonlar
Normal bir insanın, cep telefonundan ayda 500 mesajdan fazla atmayacağını bilen bu operatörler, çıkıp pişkin pişkin, al sana ayda 10bin al sana 15bin mesaj hediye diyor ya... Çıldırıyorum.
Neyse ki bunlara haddini bildirmek amacıyla sürdürdüğüm çalışmalar sonuç vermeye başladı. Geçtiğimiz aylarda haber olan, dünyanın en çok SMS atan kızıyla bağlantıya geçtim(Ayda yaklaşık 8bin SMS). Kızımızı bir süre ülkemizde misafir edecem. Bu sırada da kendisini klonlayıp etrafa salmayı düşünüyorum. Haydi ondan sonra ver bakim ayda 10bin sms.
Uzaydaki uydundan ateş çıkaracaz senin.
Neyse ki bunlara haddini bildirmek amacıyla sürdürdüğüm çalışmalar sonuç vermeye başladı. Geçtiğimiz aylarda haber olan, dünyanın en çok SMS atan kızıyla bağlantıya geçtim(Ayda yaklaşık 8bin SMS). Kızımızı bir süre ülkemizde misafir edecem. Bu sırada da kendisini klonlayıp etrafa salmayı düşünüyorum. Haydi ondan sonra ver bakim ayda 10bin sms.
Uzaydaki uydundan ateş çıkaracaz senin.
Çocuklumisafirfobik
Karanlık fobim yok, yüksekten fazla korkmam, kapalı alanlarda da kalabilirim hiç sorun değil. Ama eve küçük çocuğu olan misafirin geleceğini duyduğum an kaçacak yer ararım.
Kapının çalması, ailenin içeri girmesiyle o çocuğun sesinin duyulması, odana kapanmışken kapının önünden geçen minik silüet ve her an içeriye girme ihtimali...
İşte budur fobilerin en büyüğü.
Kapının çalması, ailenin içeri girmesiyle o çocuğun sesinin duyulması, odana kapanmışken kapının önünden geçen minik silüet ve her an içeriye girme ihtimali...
İşte budur fobilerin en büyüğü.
Sahte gülüşler
Sevgili Kentaki Amca;
öncelikle o yüzündeki sahte gülümsemeyi sil, alırım aklını.
O pozu verdikten sonra kin dolu bir yüz ifadesi takınıp, "şimdi biraz da tavuk DNA'sıyla oynayayım" diyerek çiftliğe gittiğini hepimiz biliyoruz.
Zavallı tavuklar adına seni boykot ediyorum. Benim gibi 3 kişi seni boykot etse yılda nerden baksan 20-30 TL zarardasın.
Adam gibi sağlıklı tavuk satmazsan bayramda torununa vereceğin harçlıktan olursun böyle işte.
öncelikle o yüzündeki sahte gülümsemeyi sil, alırım aklını.
O pozu verdikten sonra kin dolu bir yüz ifadesi takınıp, "şimdi biraz da tavuk DNA'sıyla oynayayım" diyerek çiftliğe gittiğini hepimiz biliyoruz.
Zavallı tavuklar adına seni boykot ediyorum. Benim gibi 3 kişi seni boykot etse yılda nerden baksan 20-30 TL zarardasın.
Adam gibi sağlıklı tavuk satmazsan bayramda torununa vereceğin harçlıktan olursun böyle işte.
Seyir zevki
Kimi Lost izler kimi Prison Break.
Ben ise kötü kanallarda gece yarısı verilen 15 dakkalık ürün reklamlarını izliyorum. İzlediğim başka hiçbir şeyden de bu kadar zevk almıyorum. Ab Shaper reklamlarıyla büyüdük biz. Lazer bıçak seti reklamı favorilerimden biridir. Çok sürükleyici ve müthiş sahneler var. Özellikle ekmek bıçağının demir telleri kestiği sahne muhteşem. Bir günde 10 kilo vermiş etkisi yaratan korse reklamları ise görsel açıdan beni pek sarmıyor.
Şimdilerde ise zamane gençleri bu önemli yapıtları yüzüstü bırakmış durumda. Varsa yoksa Lost.
Özümüze dönelim
Ben ise kötü kanallarda gece yarısı verilen 15 dakkalık ürün reklamlarını izliyorum. İzlediğim başka hiçbir şeyden de bu kadar zevk almıyorum. Ab Shaper reklamlarıyla büyüdük biz. Lazer bıçak seti reklamı favorilerimden biridir. Çok sürükleyici ve müthiş sahneler var. Özellikle ekmek bıçağının demir telleri kestiği sahne muhteşem. Bir günde 10 kilo vermiş etkisi yaratan korse reklamları ise görsel açıdan beni pek sarmıyor.
Şimdilerde ise zamane gençleri bu önemli yapıtları yüzüstü bırakmış durumda. Varsa yoksa Lost.
Özümüze dönelim
Amman ha
"Bi daha mı gelecez dünyaya" şeklinde çok tehlikeli bir söz öbeği var. İnsana yapmayacağı şeyleri yaptırıyor.
Bir bakmışsınız olmayacak şeylere acaip paralar harcıyorsunuz, bir bakmışsınız olmayacak zamanda olmayacak yerdesiniz. Hepsinin altında "Bi daha mı gelecez dünyaya" yatıyor.
Amman diyim, gaza gelmeyelim.
Bir bakmışsınız olmayacak şeylere acaip paralar harcıyorsunuz, bir bakmışsınız olmayacak zamanda olmayacak yerdesiniz. Hepsinin altında "Bi daha mı gelecez dünyaya" yatıyor.
Amman diyim, gaza gelmeyelim.
Teknoloji ve anneler
Teknolojik gelişmelerin sökmediği tek varlık var şu dünyada; Anneler.
En yeni ekran kartlarını, işlemcileri aylarca beklediniz, yalvar yakar aldırdınız, evinizde son model bilgisayar var.
Derslerini aksatırsan, o bilgisayar anında toplanıp kutusuna konur, evdeki en yüksek rafa kaldırılır. Sen notları düzeltene kadar teknoloji bambaşka bir boyut almıştır bile.
Teknolojiye yetişmek istiyorsan, anne sözü dinle.
En yeni ekran kartlarını, işlemcileri aylarca beklediniz, yalvar yakar aldırdınız, evinizde son model bilgisayar var.
Derslerini aksatırsan, o bilgisayar anında toplanıp kutusuna konur, evdeki en yüksek rafa kaldırılır. Sen notları düzeltene kadar teknoloji bambaşka bir boyut almıştır bile.
Teknolojiye yetişmek istiyorsan, anne sözü dinle.
İstiyoruz
Şu kadın milleti çok fena. Bin yıllık çilek meyvesini nasıl da himayeleri altına aldılar. Şöyle rahat rahat çilek yiyemiyoruz.
"Güzel kızlar çilek yer, seksi kadınlar çilek yer."
Böyle bir algı yaratıldı toplumda. Sadece biz değil, çirkin kızlar da rahatsız bu durumdan.
Erkek adam istediği yerde çıkıp elma armut yer, ama çilek yerse mahallede adı çıkar.
Bir tane makyaj ürünleri kataloğunda da kırmızı ruj sürmüş kadının ağzında çilek yerine karpuz görelim artık.
Erkekler ve çirkin kızlar adına; Çileğimizi geri istiyoruz.
"Güzel kızlar çilek yer, seksi kadınlar çilek yer."
Böyle bir algı yaratıldı toplumda. Sadece biz değil, çirkin kızlar da rahatsız bu durumdan.
Erkek adam istediği yerde çıkıp elma armut yer, ama çilek yerse mahallede adı çıkar.
Bir tane makyaj ürünleri kataloğunda da kırmızı ruj sürmüş kadının ağzında çilek yerine karpuz görelim artık.
Erkekler ve çirkin kızlar adına; Çileğimizi geri istiyoruz.
İpeksi dokunuş
Neutrogena diye bir krem var. Reklamında ne diyor; Norveçli balıkçıların tercih ettiği el kremi...
Merak ediyorum;
1-Adam hayatını balıkçılığa vermiş, sabahın 5'inde kalkıyor okyanusun ortasına gidiyor, balina yakalıyor, kesiyor, doğruyor. Bu adam gece limana dönünce açıp el kremi sürer mi? Delikanlıya yakışır mı?
Öyle balıkçıya hamsiler güler.
2-Ev hanımıyım ben, bulaşıktan az biraz elim kuruyor okadar, Norveçli balıkçıya benzer halim mi var?
Ayıp ediyorsun.
Strateji yanlış.
Merak ediyorum;
1-Adam hayatını balıkçılığa vermiş, sabahın 5'inde kalkıyor okyanusun ortasına gidiyor, balina yakalıyor, kesiyor, doğruyor. Bu adam gece limana dönünce açıp el kremi sürer mi? Delikanlıya yakışır mı?
Öyle balıkçıya hamsiler güler.
2-Ev hanımıyım ben, bulaşıktan az biraz elim kuruyor okadar, Norveçli balıkçıya benzer halim mi var?
Ayıp ediyorsun.
Strateji yanlış.
Fala inanma, falsız kal
Aranızda falcıya inanan insanlar var. Ayrıca falcılarına çok güveniyorlar, fanatikler. Onlara sözüm yok.
Bir de falcıya gidip, falcının söylediklerine inanmakla inanmamak arasında tereddüte düşenler var. İşte sözüm onlara;
kendinizi çaresiz hissedip falcının sözlerine inanacak gibi olduğunuzda aklınıza getirmeniz gereken tek şey var;
Falcılar da kabız olur.
Bir de falcıya gidip, falcının söylediklerine inanmakla inanmamak arasında tereddüte düşenler var. İşte sözüm onlara;
kendinizi çaresiz hissedip falcının sözlerine inanacak gibi olduğunuzda aklınıza getirmeniz gereken tek şey var;
Falcılar da kabız olur.
Mehmet Pırasa
M.P diye bir ayakkabı markası var. Yalan yok, dandik marka. Ama en azından kendiyle barışık. Kötü bir marka olduğu için hep çirkin reklamlar yapıyor. Bir tane göze hoş gelen reklamını görmedim daha.
Kendiyle barışıklığı ve tüketiciyi aldatmak için aslında çok iyi bir markaymışcasına göze hoş gelen reklamlar yapmadığı için kendisine teşekkür ediyoruz.
Sağol M.P
Kendiyle barışıklığı ve tüketiciyi aldatmak için aslında çok iyi bir markaymışcasına göze hoş gelen reklamlar yapmadığı için kendisine teşekkür ediyoruz.
Sağol M.P
Görev adamı
Sofraların nuru mısır. Sen tam bir görev adamısın, seninle gurur duyuyorum.
Salataya renk lazım; Mısır
Sinemaya heyecan lazım; Patlamış mısır
Tencere boş kalmasın; Haşlanmış mısır
Haşlanmış mısır sevmiyorum; Közde mısır
Sofraya un lazım; Mısır unu
Biraz da nişasta lazım; Mısır nişastası
Evde ayçiçek yağı kalmadı; Mısırözü yağı
Kahvaltıda ne yiyeyim; Mısır gevreği
Mısır; ailenizden biri...
Salataya renk lazım; Mısır
Sinemaya heyecan lazım; Patlamış mısır
Tencere boş kalmasın; Haşlanmış mısır
Haşlanmış mısır sevmiyorum; Közde mısır
Sofraya un lazım; Mısır unu
Biraz da nişasta lazım; Mısır nişastası
Evde ayçiçek yağı kalmadı; Mısırözü yağı
Kahvaltıda ne yiyeyim; Mısır gevreği
Mısır; ailenizden biri...
Muhit isimleri ve AB
İstanbul'a yeni gelmiş olsam, hiçbiryeri bilmesem, önüme tüm muhit isimlerinin olduğu bir liste koysalar, hiç tereddüt etmem, İdealtepe'yi seçerim.
Artık AB'ye girmek istiyorsak Kadıköy, Mecidiyeköy, Ortaköy gibi çeşitli muhitlerimizdeki "köy" ekini kaldırıp onlara da İdealtepe gibi 21. yüzyıla yakışır isimler vermeliyiz.
Mecidiyecity, Kadışov vs...
Önemli not: Başıbüyük semtinin isminin olduğu gibi kalması bize AB'ye girmede büyük avantaj sağlayacaktır.
Artık AB'ye girmek istiyorsak Kadıköy, Mecidiyeköy, Ortaköy gibi çeşitli muhitlerimizdeki "köy" ekini kaldırıp onlara da İdealtepe gibi 21. yüzyıla yakışır isimler vermeliyiz.
Mecidiyecity, Kadışov vs...
Önemli not: Başıbüyük semtinin isminin olduğu gibi kalması bize AB'ye girmede büyük avantaj sağlayacaktır.
Pompalı dehşeti
Gazeteyi açıyorum, 3. sayfa haberlerine bakıyorum... Cinayetler işlenmiş. Tabancayla işlenmişse herşey normal, ama pompalı tüfekle işlenmişse işte gerçek cinayet o...
Ver başlığı;
POMPALI DEHŞETİ!!!!
Ver başlığı;
POMPALI DEHŞETİ!!!!
Çeşitli espriler
Sevgili futbol basını;
gündemdeki maçlarda oluşan olaylarla ilgili esprili başlıklarınızdan biz bıktık, siz bıkmadınız.
Onur adında bir futbolcu gol mü attı?
"Onur'uyla kazandı..."
Bursaspor mu yenildi?
"Timsah'ın gözyaşları..."
Şeref'in attığı golle beraberlik mi geldi?
"Şeref'ini kurtardı..."
Yeter gayri, biraz yaratıcılık...
gündemdeki maçlarda oluşan olaylarla ilgili esprili başlıklarınızdan biz bıktık, siz bıkmadınız.
Onur adında bir futbolcu gol mü attı?
"Onur'uyla kazandı..."
Bursaspor mu yenildi?
"Timsah'ın gözyaşları..."
Şeref'in attığı golle beraberlik mi geldi?
"Şeref'ini kurtardı..."
Yeter gayri, biraz yaratıcılık...
Mide
Mutfakta peçete bittiğinde onun yerine tuvalet kağıdı kullanmak var ya. Hiç bana göre değil.
Çünkü yemek masasında ağzını tuvalet kağıdına silmek, klozete oturup hamburger yemek gibi birşey.
İşte bu yüzden evlerimizden peçeteyi eksik etmeyelim...
Çünkü yemek masasında ağzını tuvalet kağıdına silmek, klozete oturup hamburger yemek gibi birşey.
İşte bu yüzden evlerimizden peçeteyi eksik etmeyelim...
Futbol ve biz
Bugün yakınlarımdaki iki gencin arasında koyu bir futbol muhabbeti geçiyordu. Sohbetin bir noktasında gençlerden birinin diğerine dönüp; "Bursaspor futbolcusuyla, taraftarıyla bir bütün" dediğini duyunca, bu memleketteki herkesin gerçekten de bir futbol adamı olduğunu anladım.
Gerçekten de hepimiz birer futbol adamıyız.
Bursaspor fena gidiyo bu arada...
Gerçekten de hepimiz birer futbol adamıyız.
Bursaspor fena gidiyo bu arada...
Ona bir isim ver...
Bu yaşıma geldim, yıllardır salatalık yerim, ama salatalığın aslında kendine ait bir isminin olmadığının daha yeni farkına varabildim.Salatalık: Salataya konulan obje.
Asıl ismi hıyar tabi ama o ismi kendisinin de kullanmak istemediğinden eminim. Sonuçta onun da kendine ait bir karizması var.
Bu varlığın bir kimlik bunalımında olduğundan şüphelenmeye başladım.
Gelin sofralarımızı şenlendiren bu yeşil objeye artık gerçek bir isim verelim...
Sepet
Bu sepet lafı iyi tuttu internette. Sürekli bir yenisi çıkıyor, hepsi de tutuyor.
Yemeksepeti, çiçeksepeti, içkisepeti, tatilsepeti...
En iyisi bir tane de ben düşüneyim. Bir fırsatı daha kaçıramam.
Kesin kimsenin aklına gelmeyen iyi birtane kalmıştır.
Ekmeksepeti.com, Sepetsepeti.com, Ahmetsepeti.com...
Yemeksepeti, çiçeksepeti, içkisepeti, tatilsepeti...
En iyisi bir tane de ben düşüneyim. Bir fırsatı daha kaçıramam.
Kesin kimsenin aklına gelmeyen iyi birtane kalmıştır.
Ekmeksepeti.com, Sepetsepeti.com, Ahmetsepeti.com...
Aslında
Televizyonda, gazetede, dergide bir üniversite konusu geçmeyegörsün. Koyuyorlar ortaya bir görüntü, çimlere uzanmış birsürü genç.
Halbuki üniversite dediğin 1.5 TL'ye öğle yemeğidir, 100 kişilik sıranın sonundaki aç adamın dramıdır...
Yemekhane görüntüsü koy, tabldot koy...
Yaratıcı düşünce
Teknosa, MediaMarkt gibi büyük teknoloji mağazalarına girip, etrafta gördüğümüz her açık laptopun şifre kısmına içinde bulunduğumuz mağazanın adını yazma işini bıraktığımız zaman, millet olarak teknoloji alanında bazı şeyleri aşmış olacağımıza inanıyorum.
Mediamarkt, media markt, medyamarkt...
Mediamarkt, media markt, medyamarkt...
Gerçek...
Arkeologlar, Mısır'ın gizemleriyle ilgilenenler, hatta uzaylı avcıları...Evrenin, dünyanın, varoluşun gizemli perdesini aralamak için kalkıp piramitlere, mağaralara, marsa gitmenize gerek yok.
Biraz da halılarınızın üzerindeki şekillere kafa yorarsanız, gerçeğin sandığınızdan daha yakında olabileceğini görürsünüz.
Merinostur halısı...♫♪♫♪
Yüzde duran siyah insan beni
Yanlış numara
Orda kendine sormaya başlarsın, acaba ben mi yanlış çevirdim yoksa numara mı değişti diye.
10-15 saniyelik düşünme sürecinden sonra "numara niye değişsin canım, yanlış çevirdim herhalde" şeklinde bir düşüncede karar kılar ve buna %100 inanırsın.
Dur! Hemen karar verme. Yanlış çevirmedin. Uyarılarıma kulak ver.
Aksi halde 15 saniye önce aradığın kişiyi tekrar arayacak ve aynı sesi karşında duyunca gerim gerim gerileceksin.
Samimiyet
Bakkala gidiyorsun ya hani. Bir ekmek alıyorsun bir gofret, hadi bir de fanta olsun.Soruyorsun bakkal âbiye... Ne kadar?
Adam çıkarıyo kocaman hesap makinesini, uzun uzun yazıyor...
80+50+150=2 lira 80 kuruş abi...
İşte bu samimiyettir özlediğimiz, dev marketler zincirinde hiçbirzaman bulamayacağımız şey.
Bakkalımızı sevelim.
Uyarıyorum
Önümüzdeki ÖSS'nin birincisi olacak çocuk...Seni şimdiden uyarıyorum.
Şu sıralar gece gündüz demeden test çözdüğünü biliyorum.
Gözlerin muhtemelen kan çanağına döndü bile. Sivilceler de cabası.
Ama yarın birinci olduktan sonra televizyona çıkıp da "Çok değil, düzenli çalıştım" dersen seninle döğüşürüz.
Hem de fena döğüşürüz.
Duran Duran ve Duran

İlkokulda en yakın arkadaşımın adı Duran'dı.
8-10 yaşındayım TV'yi açtım, bir klip izledim, sonunda Duran Duran yazdı. Tabi öbürgün heycanla bunu bizim Duran'a yetiştirdim; dedim Duran Duran diye bir grup varmış.
O kadar da şaşırmadı sanki.
Ama olsun. Ben içten içe Duran Duran'a karşı hep garip bir sevgi duydum.
Olsun.
Bıktık
Pazarlama stratejisi
Süpürmeli spor

Eğer gerekli imkanlar sağlanırsa bizim insanlarımızın da bu acaip sporda çok başarılı olacağına inanıyorum. Adını bilmediğim bu sporun bir federasyonunun kurulması için her türlü desteğe varım. Vileda, Camsil gibi markalara da buradan sesleniyorum, sponsorluk desteğinizi bu spordan esirgemeyin.
Teşekkürler.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







































